Vedat Fidanboy, 1944 yılında Kırşehir'de doğdu. Kırşehir Lisesi mezunudur. 1964 yılında, o günkü adıyla, "Erzurum Nenehatun Kız İlköğretmen Okulu" nu dışarıdan bitirerek öğretmen oldu. Çeşitli köy okullarında bir süre öğretmenlik yaptı. 1968 yılında öğretmenlikten ayrılarak Ankara'ya yerleşti. Sırasıyla Ankara İmar Limitet Şirketi (1969–1972), Akbank Ankara Şubesi (1972–1974), PTT Posta Çekleri Merkezi Müdürlüğü (1974–1985) ve Barış İnşaat Enerji Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nde (I985–2002) çalıştı.
Sanata lise bu yıllarında şiir ve öykü yazarak başladı. Kırşehir ve Yeni Kırşehir gazetesinde zaman zaman köşe yazıları yazdı.
1964 yılında birkaç arkadaşıyla birlikte, Kırşehir halkevi yayın organı olarak "Kervansaray" adlı aylık sanat ve kültür dergisini çıkardı. Bu derginin mes'ul müdürlüğünü üstlendi.
1974 yılında "Sefil Savaşçılar", 1998 yılında "Sevda Ayları", 2004 yılında "A'dan Öncesi" adlı üç şiir kitabı yayımladı.
Ayrıca ünlü Şair Cemal Safi' nin her yıl düzenlediği Akçay III. Geleneksel Şairler ve Bestekârlar Festivali'nde (I994) şiir dalında birincilik, Şairler ve Yazarlar Derneği' nin düzenlediği yarışmada ise (I993), şiir dalında ikincilik ödülüne lâyık görüldü. Birçok şiiri bestekârlar tarafından bestelenen Vedat Fidanboy'un, TRT Türk Sanat Müziği repertuarında, bestelenmiş şiirleri de bulunmaktadır.
Bazı şiirleri: Kervansaray, Çele, Sanat Dünyası, PTT Dergisi, Ana, Eflatun, Müzik Magazin, Müzik Dünyası, Hisler Bulvarı, Simav Anadolu, Ra Sanat, Mavi Nil, Irem-cik, Alternatif Sanat, Bizim Ece, Ülkemiz, Bakırköy Postası, Yeni Ozanlar, Yalaka gibi dergilerinde ve birçok gazetede yayınlandı.
Genç Şairler Antolojisi (Der. Sabahat Oğuz 1967), Ana Antolojisi (Haz. Necla Ünal), Mısraların Dili Şiir Antolojisi (Haz. Vural Şahin) Eflatun Şiir Antolojisi III, IV. (Haz. Nuşin Ka-vukçuoğlu), Yürüyen Merdiven Şiir Antolojisi I, II, III.(Haz. Av. Zehra Birsen Yamak.), Şiirle Yaşayanlar Şiir Antolojisi (Haz. Hüseyin Yurdabak III.), Edebiyatımızda Şiir Yıl¬dızları Şiir Antolojisi (Haz. Hüseyin Yurdabak), Bizim Ece Şairler Antolojisi - 2006 (Haz. Ahmet Otman), Atatürk Şiirleri Antolojisi (Haz. Sevgi Eser) ve şair, araştırmacı -yazar İhsan Işık'ın hazırladığı "Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi" nde ve yine şair, araş¬tırmacı - yazar Ulviye Savtur' hazırladığı, Ankara' da yaşayan 16 şairin hayatını ve eserlerini içeren "Mürekkep Şairler-Ankara" eserinde yer aldı.
Evli olup biri erkek, biri kız iki çocuk babası olan şair, Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM) nin, üyesi, İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği (İLE-SAM)nin yönetim kurulu üyesi, Sanat ve Sanatkârlar Topluluğu Kültür Derneği (SA-KÜDER') nin kurucu üyesidir.
YAYIMLANAN KİTAPLARI
Sefil Savaşçılar (Şiir) Sevda Ayları (Şiir), A'dan Öncesi (Şiir), Mabet (Şiir), yayına hazır. Çantamdaki Kırşehirli Çocuk (Roman), yayına hazır.
ŞİİR VE EDEBİYAT ALANINDA ALDIĞI ÖDÜLLER
Şairler ve Yazarlar Derneği, Yıl 1993, Şiir, Şarkı Sözü ve Öykü Yarışması, Şiir dalında ikincilik ödülü. Geleneksel 3. Akçay Şairler ve Bestekârlar Festivali, Yıl 1994, Şiir ve Beste yarışması, şiir dalında birincilik ödülü. Geleneksel 6. Akçay Şairler ve Bestekârlar Festivali, Yıl 1997, Şiir ve Beste yarışması, Beste dalında II. Olan bestenin söz yazan olarak ikincilik ödülü. Geleneksel 14. Akçay Şairler ve Bestekârlar Festivali, Yıl 2005, Şiir ve Beste yarışması, Beste dalında I. Mansiyon alan bestenin söz yazarı olarak birinci man¬siyon ödülü. (Not: Sanat hayatımda yukarıda belirtilen yarışmaların dışında, başka bir ya¬rışmaya katılmamıştır.)
ŞİİRİMİZ ve EDEBİYATIMIZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ
Soru1- Şiire nasıl başladınız, sizce şiir ne demektir?
V. FİDANBOY: Şiire ortaokul son sınıfta iken, 13-14 yaşlarında başladım. Şiiri tarif edebilmek için, önce "aşk" ı tarif etmek gerek.
Vuslatına doyulmaz hicranı oktur aşkın, Sevinci azdır amma elemi çoktur aşkın, Aşık kimdir derlerse, her şair bir aşıktır; Aşkı tarif edemem, tarifi yoktur aşkın...
Şiirin, aşk gibi somut bir tarifi yoktur bence; olsa da her şaire göre değişkendir. Ne kadar şair varsa, o kadar da şiir tarifi vardır. Hatta bu sayı, şair sayısından da kat kat fazladır.
Şiir, az ve öz sözcüklerle, çok şey söyleme sanatıdır.
Şiir, şairin içindeki fırtınaları melteme çevirme sanatıdır.
Şiir, şairin en sadık dostu, arkadaşı, teselli kaynağıdır.
Şiir, her tülü ilahi ve beşeri aşkı ifade etmekte kullanılan sihirli bir araç¬tır..
Şiir, edebiyatımızda isim yapmış, bazı şairlerin (yenilik adına) yazdıkla¬rı laf salatasıdır.
Şiir, hem düz yazı hem de şiir yazma yeteneğinden yoksun, ama gönlü aşk ve sevgi dolu olan, kimi insanların bu ulvi duygularını ifade edebilmek amacıyla "serbest" diye sığındıkları "sözde çağdaş, uluslararası" bir garip limandır.
İşte şiiri, bu ve buna benzer sözlerle ifade et, edebildiğin kadar. Ancak, hiç biri tam ve doğru bir anlatım olamaz, eksik kalır.
Soru2- Sizce büyük şiir mi, yoksa büyük şair mi vardır? Türk edebiyatı içinde en beğendiğiniz şairler kimlerdir? Neden?
V. FİDANBOY: Bence, ne "büyük şiir" ne de "büyük şair" vardır. Şiirin ve şairin büyüğü olmaz. Olsa olsa "iyi" si olur. Yahya Kemal büyük bir şair değil, çok iyi bir şairdir. "Sessiz Gemi" de, büyük bir şiir değil; çok güzel ve iyi bir şiirdir. Ben medyanın takdim ettiği şairleri değil, halkın takdir ettiği, halkla bütünleşmiş olan şairleri beğenirim... Bu, diğerlerini sevmediğim anlamına gelmez...Beğenmek ayrı şeydir; sevmek ayrı şey!.. Onları okumaktan zarar gelmez insana.. İnsanoğlunun sadece "meleklerden değil, "şeytan" dan da öğreneceği çok şeyler vardır. Nasıl ki yoksulluk görmemiş bir kişi, varlığın kıymetini bilemezse; kötü nedir bilmeyen de, asla iyinin kıymetini bile mez. Ancak meleklerle şeytanı, iyilerle kötüleri ayırt edemeyenlere söz söylemek bana düşmez...
Ne yücelip Hak'ka erdim,
Ne küçülüp kulu yerdim,
Kendim ile benim derdim,
El neyime, el neyime...
Soru3- Hangi tarzlarda şiir yazarsınız ve şiire dair, duygu ve teknik hakkındaki düşünceleriniz nelerdir?
V. FİDANBOY: Her tarzda şiir yazmayı denedim: Hece, aruz, serbest... Şiire hece ile başladım çocukluğumda... Kendi kendime türküler uydurur, maniler söylerdim. Bu söylem, bizim yöre insanının kanında var herhalde... Daha sonra elim kalem, gönlüm sevda tutmaya başlayınca okuduğum kitapların, öğretmenlerimin ve 1940 kuşağı (Birinci Yeni) şairlerinin etkisinde kalarak "serbest nazım tarzında" şiirler yazmaya başladım. Hece ile serbest nazımı bir arada götürmeye çalıştım. Bu arada batı edebiyatından da etkilenerek; kendime göre "Balad" lar, "Sone" ler yazıyordum. Eserlerini okuyup da taklit etmediğim, onların şiirlerine benzer şiirler yazmadığım yerli, yabancı şair kalmadı âdeta...
Neden sonra, sağda solda dolaşa dolaşa "Tilki misali" kürkçü dükkânına döndüm; "hece" de karar kıldım. Neden derseniz, inanın bize özgü gerçek duygu, tat, lezzet, musiki "hece vezni" ile yazılan şiirlerin içinde var. Hele onun içine biraz da "aruz" tekniğini katarsanız, tadına doyum olmaz o şiirin...
Ben aruzla şiir yazmaktan çok, o tekniği az da olsa bilmenin zaman zaman o teknikten yararlanmanın daha faydalı olacağına inanıyorum. Zira günümüzde aruzla yazılmış şiirin alıcısı, okuyucusu kalmadı. Sırf bestelensin diye, şiir yazmak da ne kadar doğru olur bilemiyorum...
Şiirde duygu ve teknik birbirlerini tamamlayan unsurlardır. Et ve kemik, ruh ve beden... Gibi... İşte serbest şiirin zaafı buradan geliyor. Belirli bir tekniği, kuralı yok. Şiir midir, nesir midir belli değil; eline kalem alan "şiir" diye yazıyor. Yazılanların hepsi kötü şeyler mi? Asla... Ama kurunun yanında yaşlarda yanıyor... Yazık!
Soru4- Sizce iyi bir şiirde olması gerekenler nelerdir? Günümüz şairleri içinden kimlerin geleceğe kalabileceğini düşünüyorsunuz?
V. FİDANBOY: İyi şiir, her şeyden önce tertemiz bir yürekten, çok güzel bir gönülden iyi ve sağlıklı bir beyinden çıkmalı... O yürek; aşk, hoşgörü, o gönül; duygu, sevgi, o beyin; milli ahlak, kültür, beceri... Ve yetenekle donanmış olmalı... Sözün kısası, şiiri yazan kişi: Şair, adam gibi adam olmalı...
Günümüz şairlerinden kimlerin geleceğe kalabileceğini ben bilemem. Ben bir siyasetçi değilim ama bu sorunuza isterseniz bir siyasetçi gibi cevap vereyim: "Ona yüce halkımız karar verecektir." Ancak, bu siyasetçi sözü doğru mudur? Elbette ki hayır!..
Zira eğitim ve öğretim kurumları siyasetçilerimizin elindedir. Onlar çocuklarımıza okul kitaplarında kimi okutur, kimi tavsiye ederlerse; o şairler geleceğe kalır, kalacaktır. Canım halkım da havasını, hece ile şiir yazan, söyleyen ozanlardan; onların türkülerinden, ağıtlarından, bozlaklarından alacaktır.
Yani, hiçbir şekilde havasız kalmayacaktır.
Soru5- Sizce Türk şiiri adına neler yapılabilir ve gelecekte, şiirin hayatımızdaki yeri hakkında neler düşünüyorsunuz?
V.FİDANBOY: Türk şiir adına neler yapılabilir ve gelecekte, şiirin hayatımızdaki yeri hakkındaki düşüncelerime gelince: Vallahi söylemem... Söylersem cahili, uleması yetmiş milyon şair yürür üstüme. Ancak kulağınızı bana doğru yaklaştırın; size bir sır vereyim:
-Laf aramızda, her şey DANDİNİ...
Mehmet Nuri PARMAKSIZ