AYAŞ DUT FESTİVALİ

2008-02-16 16:02:00

 

AYAŞ GELENEKSEL DUT, TARİHİ EVLER VE ELSANATLARI FESTİVALİ

 

 

     Her yıl olduğu gibi Ankara, bu yıl da festivaller şehri oldu. Gerek Ankara ili, gerekse ilçeleri bizi festivallerle şenlendirdiler. Bütün festivalleri size aktarmak istiyorum ama öncelikle, dut mevsimi geçmeden “Ayaş Dut Festivali”ni anlatmayı uygun buldum.

 

 

      Ayaş Ankara’nın 50-55 km batısında, dutu, el sanatları, tarihi evleri, içmece ve kaplıcalarıyla ünlü bir ilçesidir.

 

 

      Her yıl Mayıs ayının 2. haftası “Uçurtma ve Bahar Şenliği”, Haziran ayının son haftası “Dut, Tarihi Evler ve El sanatları Festivali” yapılır. Bu yıl Mayıs'taki şenliklere gidemedim ama önümüzdeki yıl gidip sizler için görüntüleyeceğim. 

 

 

     Bu yıl 25 Haziran’da, Ayaş Belediye Başkanı Ali Başkaraağaç’ın yaptığı  konuşmayla açılan festival, yakıcı sıcaklara rağmen, hızından ve güzelliğinden bir şey kaybetmedi.

 

 

 

     Bu arada Ayaş halkı, festival bölgesinde kurdukları tezgahlarda yaptıkları el ürünlerini sergileyerek satışa sunmuşlardı. Hepsi de görülmeye değerdi. Yiyecek olarak en başta dutu ve kirazı ele almamak olur mu?

 

 

      İster kendi aracınızla ister belediye araçlarıyla olsun, Ayaş’ın festival alanına girdiğinizde belediye görevlileri hepinize birer paket dut takdim ediyor. Festivalin kurulduğu yere gittiğinizde birçok tezgahta sizi kendine çeken harika dutlar görürsünüz. Ömrünüzde yiyebileceğiniz en güzel dutları burada yersiniz zaten.

 

 

 

 

 

   Ayaş halkının ve konukların bir kısmı yiyeceklerini de birlikte getirmişlerdi. Bir yandan piknik alanında mangal yakarak güzel güzel kokuları etrafa saçarken bir yandan da, bu piknik alanının hemen aşağısında kurulan kutlama alanına gelerek şenliklere katılıyorlardı.

 

 

 

 

 

 

     Tezgahlardaki dolmalar, yaprak sarmaları, mantılar ve bazlamaların tadına baktığınız anda evinize götürmek için almamanız mümkün değil.

 

 

 

 

 

 

 

      Sergilerde göreceğiniz el ürünü yiyecekler ve el emeği göz nuru hediyelik eşyalar, takılar ve desenli yazmalardan yapılmış giysiler övgüye değer şeylerdi.

 

 

 

 

 

       

 

 

      Şenlikler için hazırlanan program ise dopdoluydu. Yakıcı sıcağa rağmen etkinlikler zevkle izlenip coşkuyla tempo tutuldu.

 

 

    Ankara Seğmenleri sevimli küçük oyuncularıyla birlikte sergiledikleri oyunlarıyla, seyredenlerin büyük ilgisini ve hayranlığını kazandılar.

 

 

      Palyaçolar hem konukları eğlendiriyor, hem de çocukların yüzlerine ve kollarına fırçayla şekiller yapıyorlardı. Çocuklar da bu görünüşlerinden çok memnundular.

 

 

 

 

 

 

 

Tuana dans grubu giyimleri, uyumlu hareketleri ve halk oyunları ile herkeste hayranlık uyandırdı.

 

 

 

    Etkinliklere konuk olan müzik gruplarının da çok repertuarı dolu doluydu. Halk hem tempo tutuyor hem halay çekiyordu.

 

 

 

 

 

     Sıra en önemli iki bölüme geldi. En iyi dut yetiştirme ve en çok dut yeme yarışmaları… Yarışmaya katılan Ayaş halkının kasalarla getirdikleri dutlar yarışma için bir yerde toplanmıştı. Görünüşlerine bakınca bana göre hepsi birincilik alacak güzellikteydi. Yine de bir yarışmacı birinci seçilmek durumundaydı.

 

 

 

       Dut yeme yarışması için bir çok genç kız ismini yazdırıyordu. Yapılan anonslarda şöyle diyordu: “Yarışmacılar dutların sapını yememelidirler; çünkü o saplar sayılarak birinci tespit edilecek.” fakat ben ve okumaca arkadaşımız zamanımızın yetersizliği nedeniyle yarışmayı izleyemedik ve   dönmek zorunda kaldık. 

     Önümüzdeki yıl sizlerinde bu güzel festivale katılmanızı, Ayaş'ın doğal güzellikleri yanında maharetli halkının emeklerini görmenizi öneririz.

 

FOTOTĞRAFLAR: OKUMACA

HAZIRLAYAN: SİYAH-BEYAZ

 

3123
0
0
Yorum Yaz